16 Ekim 2013 Çarşamba

2014 Otelde Yılbaşı Balosu

 Herkes yeni yılın kendisine, güzellikler iyi şeyler getireceğini ümit eder. 2014 yılına girmemize neredeyse bir şey kalmadı şimdiden herkes yılbaşını nerede kutlayalım derdine düşmeye başladı bile.

 Bir çoğumuzun belli başlı alışkanlıkları var. Yeni yıla mutlala ailesi ile birlikte girerler ve ev ortamında mazbut bir yılbaşı ile yetinebilirler. Kimileride yeni yıla girerken nasılsan koskoca bir yılında öyle geçeceğine inandıkları için, yılbaşı gecesini gerçekten çok iyi geçirmeyi hayal ederler. Saat tam onikiyi gösterdiğinde sevdiklerine sarılırlar ve müziğin eşliğinde coşmaya devam ederler.

 Peki ya siz yeni yıla nerede girmeyi düşünüyorsunuz. Harika bir otelinde, çatı katındaki salon balosunda mı, yoksa fasıl eşliğinde bir restoranttamı. Bunun seçimi tamamen size kalmış fakat, oteller şimdiden birbirinden zengin menüleri ve yüksek hizmet anlayışlarıyla sizin için hazırlıklarına koyuldular. Sizlere tavsiyem, dört yıldızlı veya beş yıldızlı bir otelin roof katında hayallerdeki gibi bir yeni yıl yaşayabilirsiniz.

6 Ekim 2013 Pazar

Türkiye'nin ilk Otelcilik Okulu ve Oteli

Türkiye'nin ilk otelcilik okulu ne zaman kuruldu? Türkiye'nin ilk oteli hangisi ve ne zaman kuruldu?

İstanbul Hilton Oteli

 Yıllardan 1950 daha Türkiye'de ne otelcilik kavramı biliniyor ne de otelcilik okulu kavramı. Bu yıllara kadar Türkiye'de hiçbir otel yoktu. Türkiye'nin ilk oteli 1954 yılında kurulan İstanbul Hilton Oteli'dir. Otelcilik sektörü Türkiye'nin ilk oteli açıldıktan sonra, 1961 yılında da ilk otelcilik okulu olan Ankara Otelcilik Okulu kurulmuştur.

4 Ekim 2013 Cuma

Bahşiş Vermek Görgü Kuralıdır!


 Mesleki anlayış kapsamı altında, hizmet satıldığında karşılığında para alınır, para verildiğinde de karşılığında hizmet satın alınır. Otelcilik sektörü bu kavramların daha da derininde çok özel bir sektördür. Otel çalışanları, misafirler daima kendilerini evlerinde hissedebilmeleri adına kendisinden, ailesinden ve özel hayatından fedakarlıklar gösterirler. Çünkü otelcilik sektörü ancak sevilerek yapılabilecek, fedakarlık yapmadan başarılı olunamayacak bir meslektir. Turizmci eğer kendini mesleğine adamış ise, mutlaka sizin memnuniyetiniz için elinden geleni yapacaktır. Çünkü otelcilik sektörü bir hayli uzun soluklu bir meslektir.

 Gel gelelim özel hizmetin, hizmet sektörünün yaygınlaşmasıyla insanlar daima yüksek sosyal kesime hitap eden mekanları popüler hale getirtmeye başladılar. Hizmet sektörü kurucuları ise bunu fırsat bilerek, "kaliteli görünen" hizmeti ucuz meblalarla her kesime satmaya başladılar. Bu durum ise her kalitedeki hizmeti, herkesin alabileceğini sanmasını sağladı. Halbuki hizmet sektörü ülkemizde bir zamanlar ciddi anlamda değer gören bir meslekti. Şimdilerde ise ayaklar altına alınmaya başladı. İnsan işgücünü eğer beklediğimiz kalitede almak istiyorsak bu mesleği ucuza almaya çaba göstermemeliyiz. Unutmayın herşeyin bir bedeli vardır. Hizmetin bedelini ödemek, o hizmeti tamamen satın aldığınız anlamına gelmemektedir.

 Asıl üstünü çizmek istediğim ve kısaca özetlemek istediğim konu, görgü kurallarını bilen insan sayısı çok azaldı. Avrupa'da bu daha iyi durumda, insanlar iyi hizmeti ödüllendirmek gerektiğini biliyorlar. Eğer ki kaliteli hizmet aldığınız bir otel işletmesindeyseniz ve otelin hizmetinden memnun kaldıysanız mutlaka tip (bahşiş) bırakmalısınız. Görgü kuralları gereği bir hizmetin yüzde onbeşi bahşiş olarak bırakılmaktadır. Yaşam bir döngü içerisindedir. Unutmayın, bir otel işletmesinde çalışan görevli bahşiş aldığında, bunu akşam yemeği yediği ya da bir şeyler içtiği kafede tip olarak bırakacaktır.

1 Mayıs 2013 Çarşamba

Otelde hiç boş oda kalmaması durumunda bunu misafire anlatmak

 Başlıktan da tahmin edeceksiniz konularda biraz dağınık gidiyoruz. Düşündüm ki; genellikle yaşanmışlıklar, tecrübeler iş hayatımızda bizim daha çok işimize yarıyor. Ben de önbüro ağırlıklı olarak bir otel işletmesinde çalıştığınız müddetçe başınıza gelebilecek her türlü durumda nasıl karşılık vermeniz gerektiği hakkında ufak püf noktaları paylaşacağım.
misafire nasıl davranmalı


 Önbüro'da resepsiyonistin başına gelebilecek en sık olaylardan biri; otelde oda kalmaması ve walk-in gelen misafire bu durumu izah edebilmektir. Şunu unutmayın ki misafir hiçbir şekilde otelde boş oda olmamasını kabul etmeyecektir, bu nedenle bunu bilerek kelimelerimizi seçmemiz gerekiyor. Gelen misafirin ilk soracağı soru "oda fiyatlarınız ne kadar" siz cevabınızı verirsiniz bu sırada misafir fiyat biraz yüksek gelse bile kalacaktır, aracını otoparka park etmiş ve resepsiyona kadar gelmiş, ufak bir pazarlık dışında çok uğraşacağını düşünmüyorum. Şimdi gelelim asıl diyaloğa; hiç oda olmadığını misafire söylediğinizde şöyle bir cevap alırsınız "hiç mi yok" işte bu soru sizi kesinlikle sinirlendirmemelidir. Burada söylemeniz gereken "ne yazık ki hiç odamız kalmadı efendim, üzgünüm fakat sizin için başka bir oteli arayarak rezervasyon yaptırabilirim" işte bu yanıt misafirin sizinle uğraşmayı bırakmasını sağlamak için birebirdir. Olurda eğer oda yok deyip kestirip atarsanız "acaba tipimi mi beğenmedi, ya da oda varda benden mi saklıyor" gibi düşüncelere girmesine neden olarak misafirin antipatiğini kazanmış olursunuz. Sonuç olarak misafir + misafir memnuniyeti + terfi. Şunu unutmayın ki ne kadar çok insan biriktirirseniz o kadar kolay yükselirsiniz. Son olarak misafire; "bu sefer otelimizin doluluğu sebebiyle sizi ağırlayamadık fakat bir dahaki sefere mutlaka sizi bekliyoruz işte buda kartımız" şeklindeki yaklaşımınız hiçbir zaman unutulmayacaktır.

2 Ocak 2013 Çarşamba

Profesyonel Turizmci

Öncelikle değinmek istediğim konu, profesyonel nedir? Profesyonel; işinde uzmanlaşmış, bu işi gelir elde etmek amacıyla yapan kişiye denir. Buna neden değinmek istedim, çünkü turizmi genelleştiren kişilere doğru bilgi aktarımı yapabilmek. Günümüzde tüm meslekleri profesyonelleştirdiler, bu terim adı altında bir çok konuda uzmanlaşan şahıslar yüksek meblada paralar kazanıyorlar. Peki ya neye göre profesyonel?

Bugünlerde meslek yüksek okullarından her yıl binlerce yeni turizmci türemektedir. Eğitimini alıp aynı zamanda stajlarınıda tamamlayıp işinde tecrübe sahibi olmaktadırlar. Burada üstünde durmak istediğim bir konu bu işi çekirdekten mi yapan profesyoneldir yoksa okulunu okuyan mı? Birden akılınıza "çok gezen mi bilir, çok okuyan mı" sorusu geldiğini tahmin edebiliyorum. İşte burada devreye giriyor bu işin profesyonelliği. Bana kalırsa profesyonel turizmci işinde tecrübe sahibi olmuş, otelcilik hayatı boyunca tüm gereklilikleri gerine getiren, sorumluluk almayı bilen branşında uzman kişilere denir...
 

Copyright © Canberk Sevim |